Reklam, Marka ve Tüketici Üçgeni

/, E-ticaret Rehberi, marka/Reklam, Marka ve Tüketici Üçgeni

“Reklam, Marka ve Tüketici Üçgeni”

Reklam kelimesi irili ufaklı birçok firmanın zihninde türlü türlü çağrışımlara sebep oluyor. Ben yine kelime anlamından başlamak istiyorum. Google ’da hızlı bir arama yaparak; Reklam: 1. Bir şeyi geniş yığınlara tanıtmak, beğendirmek ve böylece o şeyin daha çok istenmesini, alınmasını, satılmasını sağlamak için söz, yazı ve benzeri araçlarla yapılan her türlü tanıtma çabası. 2. Bu amaçla kullanılan yazı, resim, film vb. sonucuna ulaşıyoruz. Peki başarılı bir reklam çalışması ne gibi öğeleri içerisinde barındırması gerekiyor?

Reklamınızı nasıl istersiniz?

Pazarlama uzmanlarına göre reklam; Tüketicilerin bir markayı satın almasına ikna edebilecek marka üstünlüğünü ortaya çıkarması ya da tüketicileri ikna etmekten ziyade onların zihinlerinde yer etmek, markayı hatırlatmak. Bu iki karşıt görüşü ele alacağım ve arasındaki farkı, kendi cümlelerimizle izah etmeye çalışacağım.

Olasılıkları amaç ve sonuç olarak değerlendirelim ve açık bir soru yöneltelim; Hangisini tercih etmeliyiz?

Markanız sizin çocuğunuz ve sizler onun geleceğini yapılandırıyorsunuz. Yaşam koşullarını garantiye almaya çalışıyorsunuz. Lakin; Çocuğunuzu sokakta hırpalıyorlar. Sert rekabet koşullarına karşı sizin stratejiniz ne olacak? Duygusal davranıp ani refleksler ortaya çıkarmamalısınız. Aksi taktirde istenmeyen sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Psikolojik sınırlarları yukarıya çekmeniz, sakin hareket etmeniz, stratejik hamlelerle onun gelişimini tamamlamasını beklemelisiniz.

Reklam Marka ve Tüketici İlişkisi

Tüketici Sadakati:

Tüketicilerin, aynı kategoride bulunan rakibiniz ile aranızda bir fark olduğuna inandığını düşünüyorsanız, büyük bir hayal kırıklığı ile karşı karşıya kalmak üzeresiniz. Daha önceki yazılarımda bahsettiğim istisnai durumları göz ardı edersek; Ben bir market reyonunda iki süt markası arasında illaki bu marka olmalı, bu markayı içmeden uyuyamıyorum diyen bir birey henüz görmedim. O reyonda yer almıyorsanız, üzgünüm rakibiniz +1 satış önde…

Öte yandan E-Ticaret markanız için konuşacak olursam: Tüketiciler sık tüketilen bir markayı, sizin satışlarınızı yaptığınız E-Ticaret platformunda olmamasını nasıl değerlendirecektir? O markayı stoklarınıza dahil etmenizi ne kadar bekleyecekler? Ya da en önemli soru bekleyecekler mi? Hiç bir zaman tüketim alışkanlıklarını takip etmeyen bir firmanın başarıya ulaştığına şahit olmadım ben. Bu ihtimalle karşılaşmış bir okurumuz var ise yorum bölümünde hikayesini bizimle paylaşabilir.

Üzerimize düşen görevlerimizin tamamını harfiyen uygulamamızın ardından tanıtım argümanlarına yöneliyoruz. Reklam yaratıcıları ve pazarlama uzmanları iki yöntemi kabullenmiş durumda demiştim. Reklamı ben çoğu meslektaşım ve hocamla aynı görüşte benimsemiş durumdayım.

Reklam Marka ve Tüketici İlişkisi

Hatırlanmak!

Hatırlanmayı izah için sizlere Öğretmen arkadaşım ile yaptığım sohbet esnasında bana anlatmış olduğu bir öğretim yöntemini kullanacağım.

Hazır bulunuşluk

Bunu bir diğer öğretmen arkadaşımız blog’unda şu şekilde açıklamış:

Hazır bulunuşluk, bir ölçüde olgunlaşma ve yaşla ilgili bir kavramdır. Ancak esasen bireyin sosyal ilgileri, öğrenmeye ilişkin tutumu, güdülenme, zekâ düzeyi ve genel uyarılmışlık hali gibi boyutlarda kavramlaştırılabilir. Buna göre, hazır bulunuşluk yeni bir öğrenme yaşantısının gereklerine uygun kişisel yeterlik ve özelliklerin tümüdür.

Eğitim yöntemleri, uzun dönemlerde bilimsel olarak araştırılarak uygulanıyor. Çünkü söz konusu olan çocuklar, gelecek! Peki biz bu değerlendirmeleri ne kadar hayatımızda kullanıyoruz. Ben reklam konusunda, hazır bulunuşluğu öğrendiğim andan itibaren müşterilerime bu yöntemi hayatımızın merkezine koymamız gerekliliği konusunda ikna yöntemine gittim. Sizce de tüketicilerin ürününüzü satın alması ya da sizden alışveriş yapması için hazır olması gerekmiyor mu? Özellikle ülkemizde ki ekonomik dağılımı göz önüne alırsak. Tüketicilerimizin büyük bir çoğunluğu asgari ücretle yaşamlarını idame etmeye çalıştığı gerçekliğini düşündüğümüzde neden bu yöntemi göz ardı edelim?

Tüketim bu ülkede tamamen hazır bulunuşluk ile ilişkilendirilebilir!

Bununla birlikte markalar yaptıkları reklam çalışmalarının dönüşlerini anında almak gibi bir düşünce içerisine girmesi tüketici gerçekliği ile örtüşmemektedir. Reklam çalışmaları markaları, alışveriş platformlarını hatırlanabilir yapmalıdır. Tüketiciler, tüketime hazır bulunduğu anda hafızalarında sizin markanızı barındırıyor olması, rakiplerinizin önünde yer almanızı sağlayacaktır. Bununla birlikte tüketici alışveriş sürecine girdiğinde ilk olarak hafızasında kalan markaya yönelecektir. Bu bağlamda sizin markanız için o ana kadar yaptığınız reklam yatırımlarının karşılığını almaya başlayacaksınız.

Reklam Marka ve Tüketici İlişkisi

Hiç kimse sizlere satışlarınızı doğrudan arttıracağının garantisini veremez.

Lakin amaç daima bunu sağlamak yönünde adımlar atmaktır. Atacağınız adımlar tüm gerçekliklerle örtüştüğü andan itibaren markanız belirli bir satış çizgisine ulaşacaktır. Reklamcıların öncelikli hedefleri Tüketici gerçekliklerini göz önüne bulundurarak hazırladıkları reklam kampanyaları olmalıdır.

Markanız için oluşturduğunuz kampanyaları bu yüzden belirli bir zaman dilimine yaymanız gerekmekte. Özellikle tüketici portföyünüzün hazır bulunuşluğunun, yıl içerisinde hangi zaman dilimlerinde oluştuğunu araştırarak, adımlarınızı/stratejinizi ve kendinizi hatırlatmayı bu dönemlerde hazırladığınız reklam fikirleri ile hayata geçirirseniz başarıya daha yakın reklam çalışmalarına ulaşmış olacaksınız.

Elbette tüm yıl bekleyip sadece bu dönemde ortaya çıkmanız yeterli olmayacak. Yoğunluğu bu dönemde arttırmalısınız. Diğer dönemlerde varlığınızı ve kendinizi, markanızın prestiji için yapacağınız çalışmalar ya da sosyal sorumluluk projeleri ile (kaldı ki benim tercihim daima sosyal sorumluluk projelerinden yanadır) tüketicinizde oluşturacağınız sempati, o dönemlerde sık sık karşısına çıktığınızda herhangi bir bunalma, iticilik hissi yaşamayacaktır.

Markanızın kurumsal kimliğini oluştururken izlediğiniz yol da bununla doğrudan ilgilidir. Kendine has çizgileriniz olması, rakiplerinizden farklı hatta zıt renkleri kullanmanız dahi etki sağlayabilir. Herkesin bildiği gibi Dünyada Coca Cola şişesi diye bir kavram oluşmuştur. Bunu aklınızın bir köşesinde bulundurmanızı öneriyorum.

Reklam; İyisi iyi, kötüsü de kötü olur!

“Ne çok konuştun be Ahmet” demeden önce siz, ekleyeceğim son şey; Sürekli, özellikle televizyon aracılığı ile empoze edilen “Reklamın iyisi, kötüsü olmaz” safsatasını bir kenara bırakmanız.

Reklamın iyisi ve kötüsü daima vardır! Sizlere bunu empoze eden zihniyet, emin olun pazara tek başına hükmetmek isteyen diğer markalar ya da sizi başınızdan savmak isteyen sözde reklam ajansları… Yapılan kötü reklamları bir hatırlayın.. Kötü reklamın nasıl olduğuna dair küçük bir ipucu size “Bir marka size itici geliyorsa şayet, bilinçaltınızda yatan sizi kötü etkileyen bir reklam çalışması ya da kötü bir şekilde ismini duymanızdır”

Markanızı kötü fikirlerden kurtarın!

Özellikle pazar ve tüketici araştırılması yapılmamış, dahası piyasanın anlık kabul ettiği “popüler kültür” kargaşası kullanılmış reklam fikirlerinden uzak durun. Bununla birlikte Markanızın kötü bir proje ile lanse edilmesine olanak sağlayacak adımlar atmaktan kaçının. Kimlerle iş birliği, proje ortaklığı, çözüm ortaklığı yapacağınızı iyi seçmeniz gerekiyor. Bir diğer firmanın attığı bir adım markanıza kara leke olarak sıçrayabilir. Toplumun markanıza psikolojik ambargo uygulamaya başladığı andan itibaren, markanızı bu kaos ortamından kurtarma ihtimaliniz ne yazık ki yok. Markanızın güvenirliği ve geleceği adına bu hususların tamamına dikkat etmeniz gerekecek. Tam da bu sebeple muhakkak profesyonel olduğuna emin olduğunuz kişilerle çalışmalısınız.

Ticari yaşamınızda başarılarınızın devamını dilerim.
Ahmet Durgut
Marka İletişimi ve E-Ticaret Uzmanı

Sırasıyla eklenecek olan yazılarımız!
  • Dijital Pazarlama nedir?

  • SEO nedir?
  • E-Ticare’e başlama rehberi.

  • Sosyal Medyayı doğru kullanmak!
  • Nasıl marka olurum?
  • Doğru Medya Planlama.
  • Pazarlama stratejisi nedir?
  • Reklam nasıl yapılır?
  • Reklamın iyisi/kötüsü olur mu?
  • Her ticari yapı marka olabilir mi?
  • Kurumsallaşma nedir?
  • Tüketici analizi nasıl yapılır?
  • Tüketici memnuniyeti nasıl sağlanır?

Bizi takip edin..

Bizden haber almak tüm konulardan anında haberdar olmak için katılın.

Ticari kariyeriniz için danışmanlık yapıyoruz.

2018-06-09T08:36:11+00:00

3 Comments

  1. Murat Er Haziran 5, 2018 at 7:15 am - Reply

    Yerinde tespitler, oneriler.. Tesekkurler hersey icin,..

  2. Mahmut Özveren Haziran 5, 2018 at 12:08 pm - Reply

    Harika bilgiler!

  3. Aytaç Ersoy Haziran 6, 2018 at 6:47 pm - Reply

    Bilgiler için teşekkürler.

Leave A Comment

Bizimle İletişime Geçin

Phone: 0850 886 47 40

Mobile: 0542 527 47 40

Web: eTürk's ©2018

Son Yazılar